ASLINDA HER KİTAP FARKLI BİR DİYARA YOLCULUKTUR...

9 Temmuz 2015 Perşembe

HARRY POTTER VE FELSEFE TAŞI – J.K. ROWLING



Yazar :J. K. Rowling
Çevirmen :Ülkü Tamer
Yayınevi :Yapı Kredi Yayınları
Sayfa Sayısı: 360
Baskı Yılı: 2003
Türler: Kurgu, Fantezi, Çocuk edebiyatı, Spekülatif kurgu
Adaylıklar: Locus Ödülü - En İyi İlk Roman
Karakterler: Harry Potter, Hermione Granger, Ron Weasley

Kitap Tanıtımı:

Harry Potter sıradan bir çocuk olduğunu sanırken, bir baykuşun getirdiği mektuplarla yaşamı değişir: Başvurmadığı halde Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu'na kabul edilmiştir. Burada birbirinden ilginç dersler alır, iki arkadaşıyla birlikte maceradan maceraya koşar. Yaşayarak öğrendikleri sayesinde küçük yaşta becerikli bir büyücü olup çıkar.

J.K. Rowling'in zengin düşgücü, onu bebeğiyle yalnız yaşayan sıradan bir anneden, kitapları dünyada 90 milyondan fazla satan, 40'tan fazla dile çevrilen parlak bir yazara dönüştürdü. Kitapların artık "sanal" ortamda okunmaya başladığı bir çağda, Harry Potter genç kuşağı "gerçek" bir kitabın sayfaları arasında yepyeni bir dünyayı keşfetmenin heyecanıyla tanıştırdı. Bu heyecan daha da artacak: Çok yakında Harry Potter'ın sinema filmi gösterime girecek.

Harry Potter'ın baş döndürücü "büyülü" dünyasına adım atmadan önce kemerlerinizi bağlayın!



Kitap Yorumum:

Kesinlikle harika bir kitaptı, elimden bırakmak istemedim. Filmlerini tabi ki izledim ama seneler önce olduğu için tekrar izleyeceğim. Hatta kitap bitince kardeşimle ilk filmi tekrar izledik. Her kitabı okuduktan sonra onun filmini tekrar izlemeyi düşünüyorum. 

Ben fantastik roman sevmem. Zaten bu seriyi okumak için bu yüzden geç kaldım. Distopya severim fakat fantastik kitaplara biraz ön yargım var sanırım. Yani her şey olağanüstü olduğu için galiba. Hani distopyada genelde yaşadıkları ortam farklı bir dünya oluyor ya, fantastikte her şey farklı oluyor. Ben de bunu sevmiyordum ama sonunda bu ön yargılarımı yıkıp bu harika seriye başladım. Sonuç olarak –tahmin edebileceğiniz gibi- keşke daha önceden okusaydım dedim ;) 

Filmlerinin çoğunu izledim galiba. Ama seneler önceydi. O yüzden hangilerini izledim hatırlamıyorum. Filmlerini izleseniz bile kitaplarını okumamazlık yapmayın. Çünkü ikisinin de tadı farklı. Ama ikisi de güzel. Mutlaka kitaplarını da okuyun!

Arkadaşım Harry Potter serisini 4-5 yaşlarından beri çok seven ve onu hayat felsefesi yapan biri olarak bana da çok ısrar etti, böyle bir seriyi nasıl okumazsın diye Allah bilir kaç kez demiştir :) Ben de okul zamanı olduğu için söz yazın seriye başlayacağım ve tüm filmlerini de izleyeceğim dedim vee sözümü tutmaya başladım ;)

Fantastik edebiyata en kolay girişin Harry Potter olduğunu söylediydi arkadaşım, gerçekten de öyleymiş. Bundan sonra Hobbit ve Yüzüklerin Efendisi serisine de başlamak istiyorum ama önce Harry Potter’ı bitirmem ve fantastik ögelere alışmam gerek. Yani çok garip bir durum sanırım, distopya sevmek ama fantastik sevmemek.
Aslında fantastik sevmeyişimin diğer sebebi de genelde vampirli, melekli, şeytanlı kitapların olması sanırım. Ama The Originals diye bir dizi var harika, kurgusu ve karakterleri güzel. Dizide  vampirler, kurtadamlar ve cadılar var. Ayrıca aile bağlarına çok değinen bir dizi. Bu da sevmem için bir diğer etken tabi. The Originals, The Vampire Diaries ’taki Klaus adlı karakterin ailesini anlatıyor. Ama bence TVD ile hiç alakası yok, eğer olsaydı hiç anlayamazdım. Çünkü TVD’yi sadece bir bölüm izledim. O da kardeşimin ısrarı sonucu :(
Yani Vampirleri gerçekten The Originals’ta sevdim.
Ya ben yine nerden nereye gelmişim :D Konudan saptım galiba neyse tekrar konuya döneyim en iyisi :P

Tabi ki de kitabın konusundan olaylarından ayrıntılı bahsetmeyeceğim. Zaten biliyorsunuzdur. Kitabı okumasanız bile filmden hatırlarsınız. Harry Potter’ın ilk kitabı olduğu için Hogwarts’a alışma bölümleri ağırlıkta, ama Harry, Ron ve Harmione rahat duramazlar ve okulda dönen gizli olayları araştırırken bulurlar kendilerini ve Felsefe Taşı’nı öğrenirler. Felsefe taşını öğrendikten sonra işler sarpa sarar. Bu arada Harry Quidditch takımında Arayıcı olarak yer alır. Bir de Harry’nin anne ve babasını öldüren Voldemort vardır. Voldemort tekrar gelir. Hem de tam burunlarının dibindedir. Ama kimse anlamaz onun kim olduğunu. Harry ile Voldemort savaşırlar. Ama bu kitabın sonunda, ilk kitaptan Harry’nin düşmanını öğreniriz yani.

Neyse artık daha fazla bahsetmeyim hemen seriye başlayın. Fantastik sevmeseniz bile bir şans verin derim. Benim gibi çok seversiniz kitabı ve elinizden bırakmazsınız. Zaten Harry Potter fantastik edebiyatın temel taşlarından olduğu için anlaşılması kolay ve herkesin sevebileceği türde.

Bende serinin sadece 1 ve 3. Kitabı varmış. Ben almamıştım. Babam getirdiydi ama şansıma 2. değil de 3. kitap var of o yüzden biraz beklemem gerek. Her zaman kitap aldığım kitapçıya sordum Harry Potter, Y.E , Taht Oyunları kalmamış. Herkes o serileri soruyormuş. Herkes benim gibi yaz gelince okumak istedi herhalde ;)

Kitaba sahur vakti ezanı beklerken başladım ve elli küsür sayfa okumuşum. Ertesi gün de erken kalktım mukabele için, normalde mukabele bitince uyumam gerekirdi fakat dayanamadım kitabı bitirdim :P


Yani demem o ki eğer siz de fantastik edebiyata karşı ön yargılıysanız, tereddüt ediyorsanız, unutun! Ve bu seriye hemen başlayın… Ben de artık yavaş yavaş fantastik okumaya başlarım. Vampirlere karşı ön yargımı Alacakaranlık ve The Originals’ta yendim sayılır. Fakat melekli şeytanlı kitapları hala okuyabileceğimi düşünmüyorum. Belki onlar için de zaman geçmesi gerekir… Ama bir yerden başlamak lazım değil mi? İşte ben Harry Potter’la ilk adımımı attım :)

Film Afişi:


                                                                  -AMARİL-

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Değerli Okuyucular:
Lütfen yorumlarınızda küfür, argo ve ahlaksızlık kullanmayınız!!!
Onların haricinde her türlü eleştiriye açığız. :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...