ASLINDA HER KİTAP FARKLI BİR DİYARA YOLCULUKTUR...

12 Eylül 2015 Cumartesi

DİZİ TANITIMI: PERSON OF INTEREST (POI)


Tür: Gerilim, Suç, Drama, Bilim Kurgu
İlk bölüm yayın tarihi: 22 Eylül 2011
Tema şarkısı: Person of Interest Theme Song
Kanal: CBS
Yazarlar: Jonathan Nolan, David Slack, Patrick Harbinson, Dan Dietz
Ana Yapımcı: J. J. Abrams, Bryan Burk, David Semel, Richard J. Lewis
Oyuncular: James Caviezel, Michael Emerson, Kevin Chapman, Amy Acker, Sarah Shahi, Taraji P. Henson
Ana karakterler: Harold Finch • John Reese • Jocelyn "Joss" Carter • Lionel Fusco • Sameen Shaw • Root
Yinelenen karakterler: Zoe Morgan • Nathan Ingram • Jessica Arndt • Grace Hendricks • Anthony Marconi • Leon Tao • Nicholas Donnelly • Arthur Claypool
Carl Elias'ın çetesi: Carl Elias Anthony Marconi Bruce Moran
The Brotherhood: Dominic
Decima Technologies: John Greer Jeremy Lambert
Yapay Zekalar: The Machine Samaritan
AÇILIŞ KONUŞMASI:

İzleniyorsunuz… Devletin gizli bir sistemi var. Sizi günün her saati, her dakikası izleyen bir makine. Biliyorum, çünkü ben tasarladım. Makineyi terör olaylarını saptaması için tasarladım, ama makine her şeyi görüyor. Sıradan insanların bulaştığı vahşi suçları; sizin bizim gibi insanların bulaştığı, devletin “alakasız” olarak nitelendirdiği suçları. Onlar bu konuda bir şey yapmayacaklardı. Ben de kendim yapmaya karar verdim. Ama bir ortağa ihtiyacım vardı. Müdahele etme yetkisi olan birine. Yetkililer tarafından arandığımızdan gizli çalışıyoruz. Bizi asla bulamazsınız. Ama ister kurban ister fail olun, eğer numaranız varsa... biz sizi buluruz.    
-Harold Finch-
                                     (The Machine sembolü)
Konu:

13 Ocak 2001'de Harold Finch (Michael Emerson) ve iş arkadaşı Nathan Ingram (Brett Cullen), her insanı kameralarla izleyip dinleyerek önceden planlanmış terör saldırılarını tespit edebilen bir yapay zeka sistemi inşa ederler. Bu sistem Harold Finch tarafından Makine olarak adlandırır. Makine, saldırıları ilgili ve ilgisiz olarak ikiye ayırır. İlgili, hükümete karşı olan tehdit, ilgisiz olanlar ise sivil halka karşı tehdit olarak gruplandırılmıştır. Makine bu kişilerin sadece sosyal güvenlik numaralarını şifreli bir şekilde gönderir, numaralar gönderildikten sonra bu kişi veya kişilerin suçlu veya kurban oldukları belli değildir. Sadece Makine bu kişilerin izlenmesi gerektiğini bildirir. Sistem tamamlandığında Nathan Ingram Tarafından ABD Hükümetine 1 Dolara satılır. İlgisiz liste sistemde sadece 24 saat kalır 24 saat geçtikten sonra bu kişi veya kişiler sistemden silinir. Harold bu sistemi kapatır ancak Nathan Ingram, Harold'dan habersiz sistemde bir arka kapı açar ve ilgisiz listeyi tekrar kurar, gelen numaralarla ilgilenirken Harold bu durumu fark eder, işte burdan sonra Finch hayatının dönüm noktasını yaşar ve alakasız numaralarla ilgilenmeye başlar. Dizi her gün bir kişiyi kurtarması için Finch’in eski CIA ajanı John Reese'e (James Caviezel) iş teklif etmesiyle başlar. (KAYNAK: VİKİPEDİ) 

NOT: Yorumum ve koyduğum resimler biraz spoiler olabilir. O yüzden diziyi izlemeyenler, ya da daha 3.sezona gelmeyenler fazla incelemeyin.
(Makinedeki sınıflandırma)
YORUMUM:

POI, gerek kurgusu, gerek karakterleri, gerekse bize verdiği dersler bakımından muhteşem olan sayılı dizilerden. Dizinin kurgusu karışık, çünkü sadece tek bir tema yok ama yapay zekadan yola çıkılarak konusu oluşturulmuş.

1.   Sezonda sadece alakasız insanları kurtardılar. Finch ve Reese’in brbirine güvenmeye çalıştıkları bir sezondu.
Finch ve Reese’in geçmişine daha çok iniliyor ilk sezonda ama diğer sezonlarda da konuya bağlı olarak iki karakterin geçmişi veriliyor.
Finch ve Reese insanları kurtarmaya çalışırken bir yandan da Carter’a yakalanmamaya çalışıyorlar. Tabi tahmin edeceğiniz gibi.. neyse söylemeyim ;)

23. Bölümde de daha sonradan ana karakter olan Root karakteriyle tanıştık. Ayrıca ilerleyen sezonlarda da diziye renk katan iki karakteri daha ilk sezondan tanıyoruz. Onlar Carl Elias ve Zoe Morgan.

2.   Sezonda HR olarak bilinen kirli polislerle uğraşıyorlar. 3.bölümünde de Bear adlı köpek diziye dahil oluyor. Reese’in olmadığı yerde Harold’ı o koruyacak ve aynı zamanda iki karakterimize de arkadaşlık yapacak. Ayrıca 4.sezonda başımıza bela olacak Decima Teknoloji’yle de bu sezonun 21.bölümünde tanışıyoruz. Bu şirketin yaptığı bir şeyden karlı çıkacak kişi ise Root.

3.   Sezonda üzücü bir şey oluyor. Yani ben baya üzüldüydüm. Hatta sonradan bile o şeyi hatırlatan bir şey olduğunda Reese’in bakışları o şeyi hatırlatmaya yetiyor. Evet farkındayım spoiler vermemek için çok saçma bir cümle kurdum. Neyse olaylar sonlara doğru akıl almaz bir şekilde aksiyonlaşıyor ve sezonun son bölümündeki o son sahne eminim izleyenlerin hepsinin tüylerini diken diken etmiştir. Kaç kere izledim ama hep aynı etkiyi yapıyor o sahne. Gerçekten filmin kalitesini hissettiren bir sahne olmuş. O sahneden bir alıntı yapmak istiyorum belki SPOİLER olabilir:

“Bir keresinde John’a Pandora’nın Kutusunu bir kez açtın mı, tekrar kapatamazsın demiştin. Makine sana hikayenin nasıl bittiğini hatırlatmamı istedi. Her şey bittiğinde, en kötü gerçekleştiğinde hala Pandora’nın Kutusunda kalan bir şey vardır. Umut.”

Son sahnede bir de 4. Sezonun temelini atan bir şey oluyor.

AĞIR SpOİLER:

Samaritan başlatılıyor John GREER tarafından. Yani Decima Teknolojinin sahibi pislik adam. Samaritan başlayınca bir sürü kişiyi öldürmelerini istiyor. Bizim ekip de önceden ona kör nokta yerleştirmişlerdi ve böylece kendilerini hedef olmaktan kurtardılar. Yani artık yeni kimliklere sahipler sadece bir numaralar. Greer SAMARİTAN başlayınca aynen şöyle diyor ona; “Sevgili Samaritan’ım emirlerin nedir?” yani adam kendisini bir yapay zekaya yönettiriyor ve Samaritan da bu hakkını sonuna kadar kullanacak. İnsanoğlu ne kadar da salak olabiliyor bazen, adam resmen bir makinenin kölesi olmayı kabul etti :(

-Evet şimdi karakterleri tanıyalım:

Harold FINCH:

Mesleği yazılım mühendisi. Ayrıca kendisi aşırı derecede zeki bir insan. Makineyi icat eden gizemli milyarder. Devlet sadece büyük terörist suçlarıyla ilgilenip, küçük ama başkalarının hayatına mal olan suçları görmezden geldiği için Finch alakasız insanları bir olay sonucunda kurtarmaya karar veriyor. Bu arada Finch o olay yüzünden ölü olarak biliniyor, yani sahte kimliği var. Ayrıca bacağından yaralandığı için de hafif topallıyor ve boynunu tam çeviremiyor. 

Ölü olarak bilindiği için de nişanlısından ayrı durmak zorunda kalıyor. Ama nişanlısı Grace Hendricks’i asla unutmuyor ve onu uzaktan izlemekle yetiniyor. Ben Grace karakterini sevdim ve çok doğal buldum. Sanki Finch ve Grace arasındaki ilişki gerçekmiş gibi. Ee böyle düşününce de araştırdım ve onların gerçekte evli olduklarını öğrendim. Hem de 16 yıldır. O yüzden birbirlerine karşı çok aşk dolu bakıyorlarmış :)


Harold, kişisel hayatına hep önem veriyor ve "her zaman paranoyak olanların hayatta kalacağına" inanıyor. Tabi içinde bulunduğu durum düşünüldüğünde çok haklı. John ilk sezonda hep onun kişisel hayatını araştırmaya çalışıyor ve sezon sonunda istediği şeyi buluyor.

"Satranç oynamayı sevmiyorum çünkü hayatın çok az anlamı olduğu acımasız bir zamanda doğmuş bir oyun olduğu için. Herkes bazı insanların diğerlerinden daha değerli olduğuna inanıyordu. Şahlar ve piyonlar... Ben hiç kimsenin bir başkasından daha değerli olduğunu düşünmüyorum. Satranç sadece bir oyundur ve gerçek insanlar birer taş değillerdir. Bu dünyaya sanki bir satranç oyunuymuş gibi bakan herkes kaybetmeyi hak eder." – Harold FINCH

JOHN REESE:

Ölü bilinen eski bir CIA ajanı. Dövüş sanatlarında uzman ve birisini vurduğunda hep dizinden vuruyor. Polisler ve diğerleri tarafından Man in the süit (Takım elbiseli adam) olarak biliniyor. Harold onu bulduğunda evsiz ve saçı sakalına karışmış hayattan beklentisi kalmayan bir adamdı.

Harold ona şu şeyi söyledi:
*John Reese: Neye ihtiyacım var?
*Harold Finch: Bir amaca ihtiyacın var.

Ve diğer etkileyici replik:

*John Reese: İnsanlara her gün kötü bir şeyler oluyor. Bunları engelleyemezsin.
*Harold Finch: Ya engelleyebilseydin?

İşte böylece ikisi çok iyi bir ekip oluyorlar. İkisi de birbirini ne olursa olsun geride bırakmıyor ve hep kurtarıyor. Harold ona bir amaç verdi ve ilerleyen bölümlerde de Reese, Harold’a bu sözü hatırlatıyor.

DET. LİONEL FUSCO:

İlk başlarda o da HR’dandı yani kirli polisti. Ama John ona şantaj yapınca onlarla çalışmaya başladı. İlk başlarda hep itiraz ediyordu ama sonradan gerçekten iyi anlaştılar. Tabi ki Lionel Makineden haberdar değil. Lionel çok komik bir adam. Ciddi yerlerde bile John veya Harold’a değişik takma isimler söyleyerek diziye eğlence katıyor. Bazı bölümlerde Fusco cesaret patlaması yaşıyor ki oraları izlerken Hadi koçum evet işte böyle falan diye bağırasınız geliyor yani o derece değişik bir karakter. İnsana kendini sevdiriyor kerata :P



NOT: Tanıtmak istediğim üç ana karakter ve bir kaç yardımcı karakter daha var ama onları boş zamanımda tanıtacağım. Yani yazı mutlaka güncellenir. Ama ne zaman güncellerim bilmiyorum...

4.   Sezon: 
*Bu yazı çok fazla SPOİLER içeriyor. Diziye hiç başlamadıysanız ya da daha son bölümü izlemediyseniz sakın açmayın!!!

Az önce Person of Interest’in 4.sezon finalini izledim ve ne diyeceğimi bilmiyorum. Hayatımda izlediğim en iyi bölümdü. Zaten dizi muhteşem ötesi. Ama finali… Final gerçekten harikaydı. Her duygu vardı. Yani şu son iki bölümü izlerken sürekli bağırdım, çığlık attım. O kadar etkileyici bir finaldi ki…

***Hala spoiler yememek için şansın var, son bölümü izlemediysen sakın bundan sonrasını okuma bu son uyarım!!!    ;)

Karakterlerin hepsi tehlikede ve son iki bölüm boyunca ya onlara bir şey olursa diye endişe ettim. Zaten son iki bölüm akıl oyunlarıyla doluydu. Makine ve Finch arasında geçen konuşma baya duygusaldı. Son sahneleri izlerken tüylerim diken diken oldu ve neredeyse ağlayacaktım. Ayrıca o son sahneye “Pink Floyd’un Welcome to the Machine” şarkısı baya iyi gitmiş. Zaten o sahnede beni etkileyen şeylerden biri de şarkının son sahneyle uyumu oldu. Sanırım o şarkı hayatın ne kadar yozlaştığını anlatıyormuş ve dizide de tam olarak bu oldu.

Samaritan’ın yaptığı planlar o kadar korkunçtu ki. Yani yeni bir dünya oluşturmayı düşünüyor ve bu uğurda herkesi yok edebilecek düzeyde. Ama Machine, ajanlarını korumak pahasına kendi yok oluşunu göze alabilecek düzeyde. Çünkü onu Finch yaptı. Samaritan’ı ise; bir yapay zekaya “Sen ne emredersin efendim, onu yapalım” diyebilen bir insan, yani kendisini yapay zekanın ellerine teslim eden bir pislik geliştirdi.

Samaritan, yeni dünya dediği şeyse dünyayı yakmakla eş değer. Samaritan’ın gelişmesine engel olacak herkesi ve her şeyi yok edecekler. Tabi eğer Finch makineyi yeniden inşa etmezse…
-SPOİLER SONU- 

NOT: Aşağıdaki sembol belki SPOİLER olabilir. Bazılarınız için yani, diziye hakim olan ama daha ilk sezonlarda olanlar için... 
(Samaritan sembolü)

Yeni sezon 13 bölüm olacak sanırım ve dört gözle bekliyorum :) Ama yeni sezonun bu kadar az bölüm olması aklıma 5. Sezonun son sezon olacağını getiriyor ve ben bunu düşünmek bile istemiyorum. Hayatımda izlediğim en iyi kurgulanmış, karakterleri derinlikle işlenmiş, akıl oyunları ve sırlarla dolu olan ayrıca yapay zekayı temel alan bu muhteşem dizinin bitmesini hiç istemiyorum.

Sonuç olarak size tavsiyem aklın sınırlarını zorlayan, tanımlamaya kelimelerin yetmediği diziyi izleyin, izlettirin. Eğer hala başlamadıysanız çok şey kaybetmiş olacaksınız :(

Hala ne duruyorsunuz, hemen başlayın. İlk bir kaç bölüm dişinizi sıkın, sonra zaten gittikçe mükemmelleştiğini göreceksiniz. Özellikle 2. sezondan sonra dizi başka bir boyut kazanıyor...
                                                -AMARİL-

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Değerli Okuyucular:
Lütfen yorumlarınızda küfür, argo ve ahlaksızlık kullanmayınız!!!
Onların haricinde her türlü eleştiriye açığız. :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...