ASLINDA HER KİTAP FARKLI BİR DİYARA YOLCULUKTUR...

3 Ocak 2016 Pazar

MERDERAN’IN SIRRI – BARIŞ MÜSTECAPLIOĞLU (PERG EFSANELERİ – 2)


YAZAR: Barış Müstecapoğlu
YAYINEVİ: İthaki Yayınları
SERİ ADI VE SIRASI: Perg Efsaneleri 2. Kitap
TÜR: Fantastik
SAYFA SAYISI: 314
BASKI YILI: 2013
KİTAP TANITIMI:

Leofold, Guorin ve Nume... Korkunç bir canavar, kendi halinde bir köylü ve dışlanmış bir prom. Biri içindeki tüm korkulara karşı koydu, biri hayatındaki en değerli varlığı feda etti. Perg'i saran savaşı durdurmak için tanrıların karşısına dikildiler. Korsan gemilerini kovalayıp, korkunç yaratıklarla savaştılar.

Kahramanlarımız, Merderan'ın Sırrı'nda Öte Diyarlar'dan Perg'e dönüyorlar ve gizemli bir kadının eşliğinde zorlu bir yolculuğa çıkıyorlar. Peşlerindeyse özgürlüklerini bu üç garip adama borçlu olduklarını bilmeyen eğitimli avcılar var. Bu ölüm-kalım savaşnıd hayatta kalabilmek için amansız bir mücadele vermeleri gerek.

Perg Efsaneleri'nin bu ikinci kitabı, hayal gücünü zorlayan bir ortamda, önyargılar, entrikalar, fedakarlık, aşk, hastalık ve acı üzerine soluk kesen bir öykü...

KİTAP YORUMUM:

Perg Efsaneleri 2. Kitabını bitirdim ve inanılmazdı yine. Bu seriyi nasıl daha önce okumadım hayret ediyorum. Aslında bu seriyi çok bilende yok gibi. Halbuki o kadar başarılı ki dünya serilerinde sıralamaya girer bence. Çok özgün konusu ve karakterleri var. Bu seri hak ettiği değeri görmemiş ama umarım bir gün görür. 

Türk edebiyatındaki ilk fantastik kurguyu yazan Barış Müstecaplıoğlu'na çok teşekkür ederim ;) Edebiyatımızdaki ilk fantastik kurgu olmasına rağmen gerçekten çok çok başarılı.

Leofold Guorin ve Nume, yine beraber bir maceraya atılıyorlar. İlk kitapta başarıyla Perg’e dönmüşlerdi. Ama döndüklerinde umdukları gibi karşılanmadılar. Kimse onların asıl kahramanlar olduklarını bilmiyordu. Ayrıca onlar savaştan 5 sene sonra Perg’De olduklarını keşfediyorlar. Bunun sırrını siz de kitabı okuyun öğrenin. Her şeyin bir bedeli var ve onlarda kaybettikleri 5 yılla bunu ödediler.

5 yılda çok şey değişmiş. Prom ırkı düşman olarak görülüp, insanlardan daha aşağı görülüyor ve insanlar o güçlü ırkı köle olarak kullanıyorlar. Ayrıca silah taşımadan gezmeyen Promların silahlarını da ellerinden alıp silah taşıma yasağı getiriyorlar. Yani bu günümüzdeki ırkçılığa benziyor. Aslında yazar kitap ne kadar fantastik diye geçse de günümüz dünyasındaki tüm sorunlara değiniyor ve eleştiriyor. Zaten bu yönünü çok seviyorum bu serinin :)


Leofold, nişanlısı Ermira’nın nerede olduğunu bulmak için onu aramaya çıkıyor ve tabi ki dostları onun yanında oluyorlar. Leofold, dostlarına kendi hakkındaki laneti de söylüyor ona rağmen onu yalnız bırakmıyorlar. Herkese böyle iyi ve fedakar dostlar lazım ama yok.

Bu seriyi sevmemin diğer nedeni de aralarındaki dostluk bağı – her biri farklı olmasına rağmen-. Birisi kötü bile olsa onun değişebileceğine inanıyorlar ve birbirlerine sonsuz güveniyorlar. Günümüz insanlarının sorunu da bu, birisi farklıysa veya kötüyse o insan sevilemez, güvenilemez ve asla değişemez. Bu anlayış olduğu için kaybediyoruz. Hiç kimseyi anlamaya çalışmıyoruz. Onun da bir derdi olabileceğini ya da kimsesi olmadığını, sevdiği birini kaybetmiş olabileceğini anlamıyoruz…

Ermira’yı bulmak kolay değil ve onlar da Geryan’ın dostu olan bir büyücüyü bulmaya çalışıyorlar. Ama karşılarına güzeller güzeli genç bir kız çıkıyor. Büyücü babasıymış ama ölmüş. Ermira’yı bulmalarına bu kız adı Nela, yardım edebilir ama onun bir isteği var. Merderan’ın sırrını bulmak. Bu sır da Merderan’ın heykelinde gizli. Zorlukları aşan kişi en değerli hazineyi kazanacak. Ama bunu şimdiye kadar kimse bulamadı. En değerli hazinenin ne olduğu meçhul ama Perg’e faydası olan bir şey. Hastalıklara tedavi, halka huzur verecek bir şey. Nela da halkın ve aslında kendisinin iyiliği için bunu bulmak istiyor. Nela’nın da bir sırrı var, bu hazineyi aramasındaki en büyük etken. Babasına söz verdiğini söylüyor ama başka bir nedeni var. Bunlar da bir anlaşma yapıyorlar. Nela’yı heykele götürecekler ve hazineyi bulunca Nela da Ermira’yı bulacak. Ne kadar zor olabilir ki, bir heykelde en fazla ne zorluk olabilir diye düşünüyorlar kahramanlarımız ve pek de istemedikleri ama heykele girdikten sonra mecbur oldukları maceraya atılıyorlar böylece.

Bundan sonra kitap; hep yer altında, tünellerde, ilginç yaratıklarla savaşarak ve birbirlerine güvenmeyi öğrenerek geçiyor.

Dostlarımıza ek olarak bu kitapta Avcı Kalesi’nden Ais de var. İlk başta Ais ve emrindeki avcılar; korkunç bir yaratığı (Leofold), silah taşıyan ve bir kolu diğerinin iki katı büyüklüğünde olan Promu (Nume) ve yanlarındaki esir olarak düşündükleri bir insanı (Guorin) aramak ve yaratığın kellesini kaleye götürmek için kahramanlarımızın peşine düşüyorlar. Ama Merderan’ın heykelinde birbirlerine muhtaç kalıyorlar, çünkü heykelin sadece tek bir çıkışı var o da türlü engellerle kaplı. Girdikleri kapıyı ise bir daha açamazlar. Yani birbirlerini tanımaya ve güvenmeyi öğrenmeye çalışarak amaçlarına ulaşmaya çalışıyorlar. 

Tüm her şey bittiğinde Leofold ve diğerleri bir dost daha kazanmış oluyor. Ais çok cesur bir avcı ve aslında çok iyi bir insan. İlk başta bizimkileri tanımadığı için ,kim olsa aynı düşünür, onların düşman olduklarını sanmıştı, ama onları tanıyınca dost oldu.


Nela’yı da çok sevdim ve lütfen ona kızmayın, sabredin onun hikayesini öğrenince çok üzüleceksiniz. En güçlü karakter konumunda, ama bu gücü fiziksel olarak kuvvetli olduğu için değil, acıyla yaşamayı başardığı için…

Zaten bu kitapta birini ya da bir şeyleri sevmemek mümkün değil, kötülükleri bile seviyorsun çünkü kahramanlarımızın birbirlerine daha sıkı bağlanmalarını ve yeni maceralar yaşamalarını sağlıyor. Ayrıca ilk kitapta yazarın bize aşıladığı şey burada da var ve hep de olacak gibi.  Bir kişi sadece iyi değildir ya da sadece kötü değildir. Herkesin içinde iyilik ve kötülük vardır. Ama önemli olan; hangisinin sende bıraktığı etki  ve yüreğinde kapladığı yer daha büyük işte o asıl meseledir…

Yine ve yine farklı olanı sevebilmeyi öğrendim. Birisi kötüyse bunun bir sebebi vardır, onu kötülüğe iten bir şeyler vardır onu öğrendim. Empatinin ve önyargısız olmanın ne kadar önemli olduğunu öğrendim…

Kitabın sonunda önceki kitapta da olan efsanevi gemi Durkgador, kahramanlarımıza yardıma geliyor ve komuta eden de ilk kitapta Guorin’in kurtardığı korsan Korman. Korman artık iyi bir adam ve avcı olmuş. 3. Kitapta da Korman gemisiyle beraber Leofold, Guorin, Nume ve Nela’yı BATAKLIK ÜLKE (FUOLİ)’ye götürecek ve sanırsam tüm yolculuk boyunca onlarla omuz omuza savaşacak ;)

Yazar yine son kısma merak edilecek bir şey yazmış. Merderan’la ilgili. Ayrıca bu kitapta efsanevi ve akıllı kuş Srenah’ın asıl sahibinin kim olduğunu da öğrendim ve aslında düşününce hiç şaşırtıcı değil. Öyle bir kuşa ancak öyle bir sahip yakışırdı zaten ;)
Kitapta Srenah, Leofold’ün kafasına girdi yine ve onunla konuştu, bir kapının önünde doğru karar vermesini sağladı bakalım diğer kitapta neler olacak?

Bu kitap da çok güzeldi ve kitabın kapağını kapatırken içimde bir huzur, mutluluk ama aynı zamanda diğer kitapta ne olacak acaba diye bir merak vardı…

Bir fantastik eserden ne beklersiniz ki?

Bu kitapta her şey var. Aksiyon, macera, sevgi, dostluk, farklı diyarlar, farklı ırklar, farklı yaşamlar, kötülük, iyilik, güven, önyargı, büyü, hastalık, savaş, ihanet, mutluluk, huzur…. Daha pek çok şey sayabilirim. Gerçekten umduğunuzdan kat kat fazlasını buluyorsunuz ve mutlaka okuyun asla pişman olmazsınız. Fantastik sevmem diyorsanız; bu sadece fantastik deyip geçilebilecek bir şey değil, hayatı anlatıyor… gerçekten okuyun :)
   SERİ SIRALAMASI:
    1)  KORKAK VE CANAVAR *
    2)  MERDERAN’IN SIRRI *
    3)  BATAKLIK ÜLKE
    4)  TANRILARIN ALFABESİ


 NOT: Yanında yıldız (*) işareti olanları blogumda yorumladım, bakabilirsiniz.
 NOT 2: Delkarna Efsaneleri'yle bu seri bağlantılı galiba ;) 

(PERG DİYARI)

                                                          -AMARİL-

2 yorum:

  1. Not ediyorum hemen, teşekkürler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence de hemen not et ve al. Gerçekten okuduğun hiç pişman olmazsın 😊 ben de teşekkür ederim...

      Sil

Değerli Okuyucular:
Lütfen yorumlarınızda küfür, argo ve ahlaksızlık kullanmayınız!!!
Onların haricinde her türlü eleştiriye açığız. :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...