ASLINDA HER KİTAP FARKLI BİR DİYARA YOLCULUKTUR...

5 Nisan 2016 Salı

BELA – SALLY GREEN (HALF LİFE TRİLOGY # 1)

Orijinal adı: Half Bad
Seri adı: HALF LİFE TRİLOGY
Seri sırası: 1/3
Yayınevi: Dex Yayınları
Sayfa sayısı:  391
Basım yılı: 2014

KİTAP TANITIMI:

Sen bir cadısın, yarı Ak, yarı Kara.
Okuyamıyor, yazamıyorsun ama iyileşiyorsun hızla. Karanlık çökünce kapalı bir yerde kalırsan hasta oluyorsun.
Annalise'e çok âşıksın ama Ak Cadılardan nefret ediyorsun.
On dört yaşından beri bir kafesin içinde tutsaksın. Kaçmalı ve o korkunç, katil babanı bulmalısın. Bunu başarmalısın, on yedinci yaş gününden önce hem de. Çünkü sen yok edilmesi gereken bir Bela'sın.

KİTAP YORUMUM:

Öncelikle kitabı birçok bloggerın beğendiğini ve kitabımı eline alan bazı kişilerin de saçma bir kitap niye okuyorsun dediğini belirtmek istiyorum. Ama tüm beğenmeyenlere rağmen ben beğendim ve çoğu kitaba göre öncelikli sırada benim için ve seriyi kesin bitireceğim ama ne zaman olur bilemiyorum öncelikler var tabi ;)

Kitaba önyargıyla yaklaşmayın ve şans verin. Arka kapak yazısı bence güzel, ama çok kafiyeli yazılmaya çalışıldığı için de biraz basit bir kitap gibi durduğunu düşünüyorum. Ama kesinlikle öyle değil. Bu seriyi bir şeyle karşılaştırmayın. Dediğim gibi önyargısız ve güzel düşüncelerle başlayın kitaba.

Kitap gerçekten güzel. Yazarın dili akıcıydı. Genelde Nathan adlı baş karakterimiz olan Yarı Kod ağzından yazılıyor. İlahi ya da kamera bakış açısıyla yazılan kısımların kim tarafından yazıldığını hala anlayamadım. Ama farklı bir hava katmış olaya.

Nathan Yarı Ak Yarı Kara Cadı ve her iki taraf da bunu kabullenemiyor. Hiçbir yere tam olarak ait olamıyor. Zor bir hayat yaşıyor tabi ki. Bizde nasıl ırk ayrımcılığı varsa (bu kitapta normal insanlar Fersiz olarak adlandırılıyor) onlarda da Yarı Kod ve melez olanlar hoş karşılanmıyor, damgalanıyorlar.

Melezlerden az var ama Yarı Kod sadece Nathan. Çünkü Ak ve Kara Cadılar düşman ve Nathan’ın iyileştirme gücü olan annesi Ak, babası en korkulan ve güçlü Kara Cadı. Bunlar birbirlerini yasak olduğu halde seviyorlar. Zaten imkansız olan neyse gider onu isteriz. Nathan da istenmeyen çocuk. Mutsuz son. Ama Nathan değişik bir şekilde iyi bir karakter. Düşünceleri çok güzel. Espriyi, korkuyu, acıyı, mutluluğu, sevgiyi çok güzel bir şekilde yaşıyor ve anlatıyor. Diğer gençler gibi atarlı ve sorumsuz değil ;)

(FİLMDEN BİR PARÇA OLABİLİR YA DA TANITIM VİDEOSU SADECE BİLEMİYORUM.)

Nathan’ın 11 yaşıından 17 yaşına kadar olan değişimini okuyoruz. Gittikçe olgunlaşıyor, güçleniyor. Bu arada 17 yaşına giren her cadı 3 Armağanını almak ve bir atasının kanını emmek zorunda. Yoksa tam bir cadı olamaz ve ölebilir. Nathan babasını hiç görmemiş babası en kötü cadılardan. Çok fazla yeteneği var ve katil. Ninesiyle yaşıyor Nathan. Üç üvey kardeşi var. Jessica ondan nefret ediyor ama Arran ve Deborah iyiler ve onu seviyorlar. 14 yaşında ailesinden ayrılıyor ve kafese kapatılıyor. İlk başlarda geçmişe gidip anlattı yazar ama sonra eş zamanlı oldu. Onu eğiten ve kafese kapatan Celia’yı sevdim bazen. O kadar da kötü değil. Kendince sebepleri var. 
Ak cadı Meclisi Nathan’ı kontrol altına almak istiyor. Aynı zamanda ona kendi babası Marcus’u öldürtmek…Bu yüzden her sene onu genel kontrole çağırıyorlar.

Nathan Ak cadı olan Annalise’i seviyor ve bu sevda başına iş açıyor.

17 yaşına kadar kaçıp kurtulması ve armağanını verecek birini bulması gerek. O kişi de en belalı cadılardan Mercury ya da babası.

Nathan babasını hiç görmese bile onun kendisini izlediğini hissediyor. Onunla olmak istiyor. 17.yaş gününde onun kendisine gelip onu cadı yapacağını biliyor. Babası hakkında düşündükleri için onu suçlamadım. Her ne kadar kötü ve korkunç biri olsa da onun babası sonuçta. Tabi ki onu sevecek. İnsan bazı şeylerden kaçamaz. Geçmişinden ve kan bağından.

Gabriel ve Rose vardı ona bu macerada yardım eden. Gabriel’in sonu belli değil :(
Kitap güzeldi. Hep macera ve derin düşünce doluydu. Nathan güçlü bir karakter. Yaşı küçük olmasına rağmen kendine bakabiliyor ve asla trip atmıyor. Bir sonraki kitabı merak ediyorum. Yazar öyle bir yerde bırakmış ki…

AK Cadılar asla ismi gibi değildi. Onlar Nathan’a işkence çektirdiler. Farklı bir ırk olan Kara Cadıları avladılar. Yarı veya melez olanları dışladılar. Fersizleri küçümsediler. Onlar asla iyi değildi. Hiç kimse göründüğü gibi değildir ve bu Ak cadılarda belli oluyor. Kara cadılarla Marcus ve Mercury dışında tanışmadık. Onlar katı, zalim, kolayca katil olan ve bağımsız kişiler. Ama onlar ne kadar katilse meclisin Ak cadı olan Avcıları da o kadar katil.

Gençlik kitabı gibi dursa da aslında düşünürseniz güzel mesajlar içerdiğini fark ediyorsunuz. Bence okuyun. Ben seriye mutlaka devam edeceğim.

Kitabın filmi çıkacak sanırım ama iki sene geçti acaba iptal mi oldu? Bilen varsa yazabilir. Anonim yorum seçeneği de var. Ayrıca bloğa katılabilmeniz için üye ol butanu da var. Bu siteye katıl  yazısına tıklarsanız gmailinizle birlikte kaydoluyorsunuz. İnstagram hesabı da var bloğumun= farkli.diyarlar


HALF LİFE TRİLOGY
1.  BELA
2.  VAHŞİ  

3.  HALF LOST
4. HALF LİES (Novella olabilir)

-AMARİL-

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Değerli Okuyucular:
Lütfen yorumlarınızda küfür, argo ve ahlaksızlık kullanmayınız!!!
Onların haricinde her türlü eleştiriye açığız. :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...