29 Mayıs 2016 Pazar

BENİM UZAK YILDIZIM (STARBOUND # 1)


Kitabın Orjinal Adı: These Broken Stars
Yazarı: Amie Kaufman & Meagan Spooner
Seri Bilgisi : Starbound #1
Yayınevi: Go! Kitap
Sayfa Sayısı: 519
Tür: Bilim-Kurgu, Fantastik, Macera, Gizem

KİTAP TANITIMI:

O gecenin, devasa uzay gemisi ikarus'taki diğer gecelerden hiçbir farkı yoktur. Ta ki o büyük felaket gerçekleşene ve İkarus yakınlardaki bir gezegene düşene dek. Elli bin yolcu kapasiteli gemiden yalnızca iki kişi kurtulmuştur: Evrenin en zengin adamının kızı Lilac LaRoux ve genç bir savaş kahramanı olan Binbaşı Tarver Merendsen.

Binbaşı Merendsen, Lilac gibi kızların insanın başına beladan başka bir şey getirmediklerini uzun zaman önce öğrenmiştir. Lilac da, Tarver'ın kendi iyiliği için, onu kendisinden uzak tutması gerektiğinin farkındadır. Ama ıssızlığın ortasında hayatta kalabilmek için birbirlerine ihtiyaçları vardır. Açlık, soğuk ve vahşi hayvanlara bir de Lilac'ın duyduğu fısıltılar eklenince birbirlerine güvenmekten başka çareleri kalmaz. Ne var ki çok geçmeden, onları birbirlerinin kollarına iten bu trajediden büyük bir aşk doğar. Artık kurtulup kendi gezegenlerinde bir ömür ayrı kalmaktansa düştükleri bu ıssız gezegende birlikte olmayı tercih ederler.

Ama her adımda onları takip eden gizemli fısıltıların ardındaki gerçeği öğrenmeleriyle her şey bir anda değişir. Lilac ile Tarver o gezegenden ayrılsalar bile artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Nefes kesen bilim kurgu üçlemesinin ilk kitabı, Benim Uzak Yıldızım, zaman ve mekân tanımayan sonsuz bir aşkın hikâyesi…

KİTAP YORUMUM:

Kitap muhteşemdi, uzun zamandır bu kadar meraklanmamış ve heyecanlanmamıştım. Kitaba kendimi kaptırdım ve canım başka bir şey yapmak istemedi. Eğer kitabı bırakıp fizik çözseydim kesinlikle aklım kitapta kalırdı. Ben de dünü hep bu kitabı okumaya ayırdım kurstan gelince.  İyi ki de öyle yapmışım. Sınav haftamız ve çok yoğunum aklım çok dolu. Bu kitap bana ilaç gibi geldi. Mutlu olmamı sağladı, bazı yerlerinde duygulandım, özellikle son 100 sayfa kalınca neye uğradığımı şaşırdım. 

Kitap kalın olmasına rağmen su gibi aktı ve bitirdim, hiç bitirmek istemedim. Çünkü Lilac ve Tarver’ı , ayrıca oluşturulan dünyayı da özleyeceğimi düşündüm.  Sonlara doğru gerçekten elimden bırakamadım. Beni çok etkiledi. Olaylar olsun kurgu olsun hepsi çok iyiydi, karakterler zaten harika.

Kitap hakkında spoiler yemiştim ama onu untup okumaya devam ettim. Ama gerçekten çok büyük bir spoiydi. Eğer sizde yemişseniz bence hiç durmayın devam edin, çünkü gerçekten çok farklı yerlere bağlanıyor. Şimdi ne olacak geri kalan sayfalar onsuz mu devam edecek? falan demiştim. Ama o aslında sonun başlangıcı gibi bir şeydi. Kitapta hiç tahmin edemeyeceğim şeyler oldu.

Konusuna gelirsek. İnsanlar uzayı katlayarak yolculuk yapmayı öğrenmiş. Hiperuzay yolculuğu. İkarus adlı en büyük uzay gemisinde bulunan Tarver Merendsen ile başlıyor kitap. Tarver genç yaşına rağmen savaşta kazandığı Binbaşı ünvanına sahip ve bu yüzden bütün galaksinin kahramanı olan bir insan. Ünvanını kutlamak için onu sosyetenin kaldığı İkarus’a davet etmişler. Diğer karakter Lilac LaRoux. Lilac galaksideki en zengin ve bulundukları geminin sahibi iş adamının biricik kızı. İkarus uzayı katlamaya çalışırken bir şey onu uzaydan koparıyor ve İkarus düşmeye başlıyor.

Lilac ve Tarver bir şekilde o kargaşada bir araya gelip kaçış kapsülüne biniyorlar ve tek kurtulan ikisi oluyor. Issız bir gezegene düşüyorlar. Teknoloji o kadar ilerlemiş ki galaksideki gezegenlere terraform geçirtip yaşanılacak bir yer haline getirmişler. Ama terraform geçiren yerlerde koloniler olmasına rağmen bu gezegende tek bir insan yok. Normal şartlarda olsa Tarver’ın Lilac gibi bir kıza yaklaşması yasak olmasına rağmen bu gezegende birlikte hayatta kalmaları gerekiyor. Yani birbirlerine güvenmeleri.


İlk başlarda hep atışıyorlardı. Lilac bir zaman sonra dozunu kaçırdı derken öyle bir hale geldiler ki gerçekten çok harika bir iletişimleri vardı. İkisi yalnız olduklarına göre elbet bir aşk olacaktı ve oldu da ama bence cıvık değildi. Aşkı ve duygusallığı yerinde kullanmışlar. Tarver’ın Lilac için göze aldıkları ve Lilac’ın Tarver için yaptığı fedakarlıklar o kadar güzeldi ki anlatamam :)

İkarus da bu gezegene düşüyor ve onlar yaşayan var mı bakmak ve yardım sinyali yollamak için yolculuğa çıkıyorlar. Yalnız olduklarını biliyorlar ama bir zaman sonra Lilac fısıltılar duymaya başlıyor. Daha sonralarda bu fısıltılar onlara yol gösteriyor. En sonunda öyle bir şey çıktı ki gerçekten şok oldum. 

Lilac’ın babasından hiç hoşlanmadım. Parasından ve isminin gücünden başka kimseyi düşünmüyor. Tabi Lilac onun için önemli ama herkese yaptığı gibi kızının da hayatına karışıyor.

Lilac’ın geçirdiği değişimi okumak çok güzeldi. Kitabın başındaki asi, kibirli prenses kitabın sonunda çok olgun ve birisine gerçekten değer verip sevmeyi öğrenmiş bir kız oluyor. Ayrıca Tarver için korkularını yenip fedakarlıklar yapıyor ki o bölümleri okurken çok duygulandım. Lilac sandığım gibi sosyetedeki itibarından, paradan ve modadan başka bir şey düşünmeyen bir kız değilmiş, kız fizikten ve makine tamirinden anlıyor. Her şeyi çok çabuk öğreniyor ve çok cesaretli. ilk başlarda yüksek topuklularla ormanda yürüyüş yaptı uzun bir süre. biz normal yerde yürümekte zorlanıyoruz ya ;)


Kitabın başından beri ara bölümlerde kısa kısa Tarver'ın sorgulanması vardı, yani kurtulacaklarını baştan biliyorduk. bu kısımlar kitabı hareketlendirmişti ben çok sevdim. Tarver'ın o kişilerden bazı gerçekleri saklamak için kurduğu cümlelerde baya güldüm.

Düştükleri gezegenin sırrı çok dehşet bir şeydi. Daha önce hiçbir kitapta ya da filmde böyle bir şey görmedim. Gerçekten farklı bir kitaptı. Ben çok sevdim. İkinci kitabı da çıkacak yakında ama farklı karakterler olacakmış. Onu da okurum mutlaka. Çok harika bir bilim-kurgu serisi olduğuna inanıyorum. Ama oluşturdukları dünya hakkında fazla bilgi vermemiş yazarlar. Karakterlere ve olaylara odaklanmışlar. Olsun bu da güzel diğer kitaplarda öğreniriz.

Ayrıca bu seriyi iki yazar yazmış. İkisi de farklı yerlerde yaşamlarına rağmen beraber kitap yazıp uzayla ilgili her şeye katılmaya çalışıyorlarmış.

Kitabın kapağı mükemmel. İlk çıktığı zamanlarda bu kadar hayran kalmamıştım kapağa ve kitabın da çok abartıldığını düşünmüştüm. Ama bir daha okumadan önyargılı olmayacağım. Kitap beni çok etkiledi ve kapağı da kitabı elime alınca sevdim :) Go Kitap çok iyi basmış ve orijinal kapağı kullanması da çok güzel olmuş. Kitabı 8 tl'ye buldum sahaflardan ve orijinal. Çok şaşırdım bu kadar ucuz olmasına. Normalde alışveriş yaptığım bir yer zaten ve kitaplarda %50 falan indirim yapmıştı. Ben de denk gelince hemen aldım :)

Son olarak eğer kitabı almakta kararsızlık yaşıyor ama fantastik, bilim-kurguyu seviyorsanız kitaba şans verin. Bu türleri sevmiyorsanız bile yine de kitabı okuyun. İnsanları tanımadan önyargılı olmak nasıl kötüyse bir kitabı okumadan önyargılı olmak da o kadar kötü bir şey. İnsanlar da kitaplar gibi okunmalıdır. O insanı tanımak için çaba sarf etmelisiniz. Kitaptan bu dersi de çıkardım =)

                                                              -AMARİL-

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Değerli Okuyucular:
Lütfen yorumlarınızda küfür, argo ve ahlaksızlık kullanmayınız!!!
Onların haricinde her türlü eleştiriye açığım. :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...