30 Haziran 2016 Perşembe

KUŞATMA VE FIRTINA – LEİGH BARDUGO



Yazar: Leigh Bardugo
Orijinal Adı: Siege and Storm
Çevirmen: Ozan Aydın
Yayınevi : Martı Yayınları
Seri adı ve sırası: Grisha Serisi # 2
Tür: Fantastik, Romantik, Aksiyon, Macera
Sayfa Sayısı: 448

Baskı Yılı: 2014

KİTAP TANITIMI:

Her zaman böyle olmayacak. Özgür kaldığın günlerin sayısı arttıkça hayatın kolaylaşacak… En güçlü Grishalardan biri olan Güneşin Elçisi Alina Starkov, Karanlıklar Diyarı'nda yaşanan faciadan kaçıp arkadaşı Malyen'le birlikte, arkasında bıraktığı dünyanın karmaşasından uzak kalacağını düşündüğü bambaşka topraklara doğru yola çıkar.

Ancak kaderinden ve geçmişinden kaçmak sandığı kadar kolay olmayacaktır. Karanlıklar Efendisi yenilediği gücü ve ölümcül planlarıyla yeniden karşısına çıkmaya hazırlanmaktadır. Alina'nın Karanlıklar Efendisi'ni yenmek ve terk etmek zorunda kaldığı Ravka'yı özgürlüğüne kavuşturmak adına gereken güce ulaşması için uzun ve tehlikelerle dolu bir yolculuğa çıkması gerekecektir.Kuşatma ve Fırtına'nın karanlık dünyasında Alina'yla birlikte kaybolacak ve oradan asla dönmek istemeyeceksiniz.

"Eşsiz ve büyüleyici tasvirlerin her sayfasında kendini hissettirdiği Kuşatma ve Fırtına'nın kendine özgü dünyası onu benzersiz kılan etkenlerden sadece biri."
-Booklist-

"Mükemmel bir kurgu ve aksiyonla harmanlanmış bu sürükleyici roman okurların hayal gücünü harekete geçirmekte oldukça başarılı."
-The Los Angeles Times-

"Bardugo yine fantastik edebiyatın nasıl yazılması gerektiğini ispatlar nitelikte bir romana imza atmış."
-The New York Times-

Kuşatma ve Fırtına'yı bitirdikten sonra onun daha önce okuduğunuz hiçbir kitaba benzemediğini anlayacaksınız."
-Publishers Weekly-

 


KİTAP YORUMUM: 
Önce Gölge ve Kemik yorumuma bakmanızı tavsiye ederim :D



Grisha serisinin 2.kitabı bitti. Kitap ilk kitaba göre baya aksiyon içeriyordu. Daha ilk sayfalardan itibaren vardı, hep bir kovalama kaçış içerisindeydiler. Ama ben ilk başlarda baya sıkıldım neden bilmiyorum, kitaba adapte olamadım sanırım. Bir de Karanlıklar Efendisi’nin gerçek yüzüyle karşılaştığım için de olabilir. Ayrıca Genya da yoktu Alina’nın yanında, yani vardı ama yoktu gibi ;)

Malyen’le birlikte Alina kaçak hayatı sürüyorlardı. Sonra tabiki Karanlıklar Efendisi onları buldu. Ama bu sefer onun farklı bir silahı vardı. Daha doğrusu siyah, korkunç yaratıklar, adları nichevo’ya. Onlar Alina’yı ısırıyorlar ve hiçbir zaman iyileşmeyecek bir yara oluşuyor. Bu yaratıklar doğal değil, Karanlıklar Efendisi kendisinden beslenen bu yaratıkları oluşturmuş.

Malyen ve Alina gemi kaptanı Sturmhond sayesinde yine onlardan kurtuluyorlar. Böylece gemi macerası da başlamış oluyor. Alina, Morozova geyiğinin verdiği güçle hem daha güçlü oluyor hem de güce olan açlığı artıyor. Saraydayken Papaz’ın verdiği Istorii Sankt adlı kitabın bir sayfasında Morozova geyiği, Rusalye (deniz kırbacı) ve Ateşkuşu bir arada. Bu da demek oluyor ki o üç büyüteç birlikte kullanılabiliyor. Alina’nın da açgözlülüğü artıyor. Rusalye’yi de buluyorlar onun pullarını bileklik olarak takıyor ve Ateşkuşu’nu da istiyor.


Strumhond ile yolculuğa çıkıyorlar, birçok kez Karanlıklar Diyarından geçiyorlar, düşmanlarla savaşıyorlar. Strumhond onları saraya götürüyor. Kral’ın yanına ve burada Strumhond hakkındaki gerçeği öğreniyoruz. Ben baya şok olmuştum ama o adamda değişik bir şeyler olduğunu da sezmiştim. Strumhond en sevdiğim karakterlerden oldu. Hatta bu kitapta eğlenmemi sağlayan tek kişi oydu. Adam harikaydı her şeye yeteneği var, eğlenceli, maceracı, her ortama uyum sağlayabiliyor vesaire…

Genya’ya ve Baghra’ya çok üzüldüm. Karanlıklar Efendisi onlara çok fazla zarar vermiş. Prens Vasily’den hiç hoşlanmadım çok gıcıktı, tembeldi. Kardeşi ne kadar mükemmelse Vasily o kadar kötüydü. Kral ve kraliçe zaten çok iğrenç insanlardı. Fabrikatör David yine çok iyiydi.

Sözde din adamı Apparat yine değişik işler karıştırıyordu. Kimin tarafında olduğu belli değildi. Ayrıca halka hep Alina’yı anlatıp onu Azize ilan etmişti. Halk gün doğumunda bir araya toplanıp Azize Alina diye bağırıyorlardı, tüm umutları Alinaydı.

Malyen ’i kimi zaman sevdim kimi zamanda bıktım. Saraya geldiklerinde o da av partilerine ve dövüşlere katılmaya başlamıştı. Alina’dan uzaklaşıyordu, tavır yapıyordu. Ama yine de kitabın sonunda Alina’ya destek olan o oldu. Malyen, Alina zayıf ve güçsüzken onunla ilgilenmiyordu, başka kızlara gidyordu. Şimdiyse Alina yı önemsiyor ama onun etrafında artık çok erkek var ve güçlü de. Yani, her şey tersine döndü. Önceden Alina Malyen'e uzaktan bakarken şimdi aynı şeyi Malyen yapmak zorunda kalıyor. 
Karanlıklar Efendisi, çok acımasız ama etkileyiciydi de. Bu kitapta biraz arka planda gibiydi ama varlığı yeter :) Kitabın sonunda Alina'yla neredeyse ölüme gidecek olması romantikti, etkileyiciydi ve en sevdiğim yerlerdendi.

Nikolai namı diğer Strumhond, dediğim gibi en sevdiğim karakterdi. Alina’nın aklı varsa onu tercih eder ;) kitabın sonunda Nikolai ye noldu belirsizdi. Ama umarım son kitapta açıklığa kavuşur. Nikolai karakterli, zeki, kararlı, ne istediğini bilen, eğlenceli, maceracı ruhlu, yakışıklı birisiydi. Sevmemek elde değil ya cidden çok güzel bir karakterdi. Ayrıca uçan gemi gibi uçuk fikirlerine de bayıldım :))


Kitap genel olarak güzeldi. İlk kitabı daha çok beğenmiştim. Bol aksiyonluydu. Alina kararsızdı, çok fazla gücü vardı. Zaman zaman kontrol etmekte zorlandı. Ama yine de üçüncü büyüteci de istedi. İkinci büyüteci takmak bile tehlikeliyken ve hatta imkansızken o 3 büyüteç istiyordu. Her ne kadar iyi gibi gözükse de Karanlıklar Efendisi’nin dediği gibi onlar birbirlerine çok benziyorlardı ikisinin içinde de karanlık vardı ve başka kimse onları anlayamazdı. Karanlıklar Efendisi içindeki karanlığı dışarı yansıtırken, Alina ışık olarak dışa vuruyordu.

Serinin kitap kapakları çok güzel. Martı yayınları orijinal kapakla çıkarmakta iyi yapmış. Kapaklar göz alıcı ve çok etkileyici. Fark ettim de ne çok etkileyici demişim, ama gerçekten öyleydi baya etkilendim seriden.

Üçüncü kitabı da bir an önce okurum. Bu kitaba okullar kapanmadan başlamıştım ama elimde süründü dün bitirdim. Kitabı uzun zamandır elime almamıştım ama okuyunca zaten hemen bitti. Gayet güzel bir kitaptı, sonlara doğru heyecan tavan yaptı :)
Alina, Karanlıklar Efendisi’ni yenecek mi yoksa ona teslim mi olacak çok merak ediyorum. Bu seriyi hala okumayan varsa tereddüt etmeden başlasın. Özellikle fantastik severler okusun, yepyeni bir dünyayla karşılaşacaklar.

Çok uzun yazdım yine, okuyan herkese teşekkürler, eğer beğendiyseniz yorum atarak fikrinizi belirtirseniz çok mutlu olurum :))

                                                           -AMARİL-

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Değerli Okuyucular:
Lütfen yorumlarınızda küfür, argo ve ahlaksızlık kullanmayınız!!!
Onların haricinde her türlü eleştiriye açığım. :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...