15 Temmuz 2016 Cuma

DİZİ FİNALİ: PERSON OF İNTEREST - POİ - (Final Hakkında Hissettiklerim)


Az önce en sevdiğim, her bölümünde bana bir şeyler öğreten, yeri geldiğinde güldüren, yeri geldiğinde ağlatan, yeri geldiğinde heyecanlandıran mükemmel dizi Person of İnterest’in final bölümünü izledim.


Yayınlandıktan hemen sonra izlerdim aslında ama diziye veda edecek olmam dolayısıyla uygun bir zamanı bekledim. Vedaları sevmem ama gerekiyor da. Ağladım bölümü izlerken. Hem bölüm duygusaldı hem de hayatımda izlediğim en mükemmel diziydi ve gerçekten bana her bölümünde bir şeyler kattı. Karakterler o kadar samimiydi ki, o kadar içtendi, o kadar çok hatalar yapmışlardı ki, ama tüm hatalarına rağmen iyi bir insan olabildiler. Kısaca bu dizinin karakterleri bizdendi…



Bana her şeyin siyah beyaz diye kesin bir ayrımı olmadığını öğretti. Grinin de var olduğunu. Eğer istersek her şeyi başarabileceğimizi. Eğer istersek yaptığımız tüm hatalara rağmen iyi bir insan olabileceğimizi. Eğer istersek dünyayı değiştirebileceğimizi…. Her insanın bir dünya olduğunu anladım. Bir insanı kurtarmanın dünyayı kurtarmak olduğunu öğrendim…

***
"Herkes yalnız ölür ama birileri için bir şey ifade ettiysen, birilerine yardım ettiysen ya da birilerini sevdiysen, tek bir kişi bile seni hatırlıyorsa belki de aslında hiç ölmezsin."
***

               
Ölüm her ne kadar kötü hissettirse de geride kalanlara. Aslında bir son olmadığını ve bizi hatırlayan, seven insanlar var oldukça bizim de yaşayacağımızı bu diziyle bir kez daha hatırladım. Zaten bizim inancımıza göre ölümden sonra asıl hayat başlıyor.

Dizinin final bölümünde çok sevdiğim bir karakter öldü. Bunu hissetmiştim. Çünkü bu dizi sıradan değil. Elbette bir şeyleri kaybedecektik. Mutlu son diye bir şey olmayacaktı. Bence diziye yakışır bir final olmuş. Diğer karakterler için de o kadar kötü şeyden sonra bir umut doğmuştu sonunda. Makine ve Samaritan savaştı. Kimin kaybedeceğini zaten tahmin etmişsinizdir. Ama bu kaybediş kolay olmadı. Kazanırken bile bir şeyler feda edildi.


Bu dizi savaşın gerçek kazananı olmadığını anlatmaya çalışıyordu. Ne kadar kazanmış olsak da aslında ölen onca insan bir kayıptı. Yani savaşın asla kazananı olmazdı, herkes kaybetmişti.


Hayatımda izlediğim en çarpıcı, en unutulmaz, en önemli diziydi. Her bölümde insanı insan yapan değerleri işliyordu. Biz aksiyonu için izlesek bile aslında o aksiyonun ardında bize ders vermeye çalışıyordu.
İnsan asla makine değildir.



Her ne kadar yapay zeka var olsa da yani bir saniyesi sonsuzluğa eşdeğer olsa da asla insandan daha önemli ve güçlü değildir.

Bu diziyi izleyin hayatınızda verdiğiniz en doğru kararlardan biri olur eminim. Yıllar sonra baştan sonra tekrar izlerim büyük ihtimal. Herkesin izleyebileceği bir diziydi. Kurgusu olsun, karakterleri olsun çok zekice ve içtendi. Kurgu da olsa günümüz dünyasının kötülüklerini bize anlatmayı başardı.

Bu dizi benim için sadece aksiyon, bilim kurgu, dram değildi. Dünyaydı, insanlıktı, yaşamdı. Hayatta ne varsa hepsi bu dizide de vardı az da olsa. İnsan olmanın ne demek olduğunu anlatıyordu. Gelecekteki teknolojiyle insanlığın nelere sebep olabileceğini anlatıyordu.

Makine ve dostları insanları küçük birer dünyalar olarak görürken, samaritan taraftarları insanları piyon veya kötü kod olarak görüyordu. Finch de ilk başlarda insanları alakalı veya alakasız olarak ayırmıştı. Ama sonradan her insanın alakalı ve gerekli olduğunu çok acı bir şekilde anladı.

                 

Hiçbir zaman unutmayacağım ve hayatıma yön verebilecek düzeyde bir diziydi gerçekten. Abarttığımı sanabilirsiniz ama bu diziyi izleyin sonra bu sözlerimin az bile kaldığını anlarsınız. Tam zamanında bitirdiler. Tadında bitti. Uzasaydı belki de final bölümünde verdiği anlamın bir önemi kalmayacaktı.

Bu diziyi izleyenler her bölümünü anlayarak izleyin, üstünde düşünün. Daha izlemeyen veya adını yeni duymuş olanlar konusunu bile araştırmadan hemen başlayın izleyin. Ne kadar konusunu tanıtsalar da aslında o anlatılan ufak bölüm sadece dizinin küçük bir kısmı. 

Dizide araya yerleştirilen zekice diyaloglar, imalar, espiriler çok güzeldi. Mr. Finch'in Pi sayısının tanımını yaptığı kısım da en sevdiğim yerlerdendi. 

Makinenin simülasyonları da çok güzeldi. Makine'nin duygusal olması ve Finch'i babası olarak görmesi imkansız olsa da çok hoşuma gitmişti. 1. bölümde Finch ve Reese'in yaptığı konuşmaya son bölümde gönderme yapıldı. Reese'in bir amaca ihtiyacı vardı, Finch onu verdi ve karşılığında da onun sonsuz dostluğunu ve güvenini aldı :)

Harold Finch, John Reese, Lionel Fusco, Joss Carter, Root, Shaw, Elias, Anthony, Zoe, The Machine ve diğerleri incelikle işlenmiş karakterlerdi. Her biri hayat hikayesi, anlamlı hareketleri ve sözleriyle aklımdan çıkmayacaklar…


Person of İnterest gibi bir kurgu bir daha bulamam sanırım. Ama onun kadar değerli çok dizi var. Lost, Fringe, Leverage gibi.

Son olarak diziyi tanıttığım yazımı okumak isterseniz linki:

                            -AMARİL-

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Değerli Okuyucular:
Lütfen yorumlarınızda küfür, argo ve ahlaksızlık kullanmayınız!!!
Onların haricinde her türlü eleştiriye açığım. :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...