25 Ağustos 2016 Perşembe

ÇÖKÜŞ VE YÜKSELİŞ – LEIGH BARDUGO (GRISHA # 3)

çöküş ve yükseliş ile ilgili görsel sonucu

Yazar: Leigh Bardugo
Çevirmen: Ömer Mülazım
Yayınevi : Martı Yayınları
Seri adı ve sırası: The Grisha # 3
Türü: Fantastik, Romantik, Macera
Sayfa Sayısı: 432
Baskı Yılı: 2015

KİTAP TANITIMI:
Hepimiz ölürüz ama herkes bir amaç uğruna ölmez Güneşin Elçisi Alina, Karanlıklar Efendisi'yle yaptığı son savaştan mağlubiyetle ayrıldıktan sonra yeraltındaki tünellere, Beyaz Katedral'e sığınır. Oldukça zayıf düşmüştür ve güneş ışığı olmadığı için gücünü de çağıramamaktadır.Tek çare, eski haline kavuşana kadar Apparat'ın dediklerini yapmaktır. Malyen ve Grishaların gizli bir planla Apparat'ı kontrol altına alması,Güneşin Elçisi adına mücadeleyi daha da zora sokar. Alina'nın şimdi, Karanlıklar Efendisi'ni alt etmesi için gereken tek gücün anahtarı olan ateşkuşunu bulması gerekmektedir. Peki onu bulup üç büyüteci bir araya getirdiğinde, Karanlıklar Efendisi'yle yüzleşerek Karanlıklar Diyarı'nı yok edecek kadar kuvvetli olabilecek midir?

"Serinin üçüncü kitabı Çöküş ve Yükseliş'te, uzun süre akıllardan çıkmayacak ve nefes kesen bir sona imza atılmış. Kesinlikle olağanüstü."
-Amazon-

"Karakterlerin her biri kusursuz bir gerçekliğe sahip. Bu seriyi okunası kılan sebeplerden biri de işte bu."
-Booklist-

"Bardugo serinin takipçilerini kesinlikle hayal kırıklığına uğratmayacak bir fantastik serüvenle daha karşımızda."
-Los Angeles Times-


KİTAP YORUM:

Grısha serisinin son kitabını bitirdim. Seri güzel bitti. Sonunu nasıl bağlayacak diye baya merak ediyordum. Bu kitapta bir çok gizem çözüldü. Daha farklı bitebilir diye beklemiştim. Ama tahmin ettiğim kişiyi seçti Alina. Genelde kitapta bir tane sevdiğim erkek karakter olurdu. Ama burda üç tane vardı :) Karanlıklar Efendisi, Nikolai Lantsov, Malyen.

Alina ilk kitaptan beri baya değişti. İlk kitapta çok saftı, ikinci kitapta açgözlüydü, bu kitapta da mücadeleciydi.  Garip olan şu ki Alina Karanlıklar Efendisi’ne körü körüne aşık olmasına rağmen ülkenin ve halkın iyiliği için onu yok etmek istiyordu. Nikolai’yi de seviyordu. Malyen’le çocukluğundan beri tanışıyordu, onun yanında kendini güvende hissediyor ve seviyordu. Malyen onun geçmişi ve bugünüydü. Yani Alina hepsini kendince seviyordu ama duygularını bir kenara bırakıp mantıkla hareket etmeye çalıştı.

grisha serisi ile ilgili görsel sonucu

Bu kitap Beyaz Katedral’den devam etti. Aparat Alina’yı gücünü toplama bahanesiyle hapsetmişti. Alina yer altında olduğu için ışığı çağıramıyordu. Malyen, Tolya, Tamar, David, Genya ve diğerleri Alina’yı ordan kurtardılar. Ateşkuşu’nu aramaya başladılar. Başlarından bir ton olay geçti.

Bu sefer Alina, aralarındaki bağlantıyı kullanarak Karanlıklar Efendisi’nin yanına gidiyordu. Karanlıklar Efendisinin gerçek adını da öğrendik içim rahatladı :) Karanlıklar Efendisi çok farklı bir adam. Farklı bir gücü ve etkisi var. Alina ona baya iyi karşı koydu.
Bir ara Nikolai bunları tam zamanında kurtardı ve dağa inşa ettiği Çıkrık’a götürdü. Bu adamın fikirleri çok güzel bayılıyorum ya :))

Karanlıklar Efendisi onları buldu tabi. Çok kötü şeyler oldu. Baghra oğluyla karşılaştı ve ona acı verecek bir şey yaptı. Adrik kolunu kaybetti.

grisha serisi karanlıklar efendisi ile ilgili görsel sonucu
***
SPOİLER: Nikolai’nin içine gölge girdi ve volcra ya dönüştü, yine içindeki Nikolai’yi unutmadı canavara karşı kendi içinde mücadele verdi. Kitabın sonlarına doğru Nikolai kurtuldu. Çok üzüldüm ona böyle bir şey olduğunda. Çünkü en sevdiğim Nikolai diyebilirim. Çok değişik bir insan. Ayrıca bir prens kim sevmez ki? :)) SPOİLER SONU
***
Nikolai’nin Alina’ya dediği şu sözü çok seviyorum, her dediğinde gülesim geliyor: “Benden alıntı yapmana bayılıyorum.”
Harshaw adlı yeni karakter vardı ve onun kedisi Oncat. Acayip biri, ayrıca baya komik.
Zoya’yı sevdim bu kitapta.
Sergei ihanet etti zaten her şey onun yüzünden oldu.

David ve Genya baya iyiydiler. David Genya’nın tüm hatalarına ve dış görünüşündeki yaralara rağmen ondan vazgeçmedi ve sevdi. Genya mükemmel derecede güzelken ona hiç bakmıyordu ama en zor durumda kaldığında onu bırakmadı.

Baghra’nın Alina’ya anlattığı gerçekler beni çok şaşırttı. Morazova nın onla ilgisi olduğunu tahmin etmiştim ama bu kadarını beklemiyordum.

Ateşkuşu’nu buldular ve orada çok ilginç bir şey oldu. Hiç beklemediğim bir şeydi ve üçüncü büyütecin neden bu kadar abartıldığını anladım. Ateşkuşu çok etkileyiciydi. Yazar güzel tasvir etmiş.

Bu kitapta altı çizilmelik güzel cümleler baya çoktu. Sevdiğim cümleleri aşağıya yazacağım.

Dediğim gibi seri güzel bitti. Bu kitap baya güzeldi, elimden bırakmak istemedim. İkinci kitap hep aksiyondu ama eksik bir şeyler vardı pek sevmemiştim. Tabi ki güzel bir kitaptı ama ilk kitapla karşılaştırınca pek de etkileyici değildi. Bu kitapta her şey vardı. Aşk, macera, gizem… Sevdiğim serilerin arasına eklendi Grisha serisi :)

grisha serisi karanlıklar efendisi ile ilgili görsel sonucu

İlk kitabı bitirince kitabın ismi ne laka demiştim. Ama şimdi daha iyi anlıyorum yani ben öyle anladım başka mana çıkaran varsa yazabilir yoruma. Gölge Karanlıklar Efendisi; Kemik Alina. Çünkü Alina’nın büyüteçlerinden ikisi kemikle alakalı. Başka bir manada da olabilir ama böyle anladım. Bu kitapta da ilk kısım zaten Alina ve arkadaşlarının mağlubiyeti yani çöküşleriyle alakalı. Diğer kısımda da bunlar yükselişe geçiyor.
Seriyi hemen bitirmek istemedim. O yüzden kitaplar arasında biraz süre bıraktım ama yine de kitaba başlayınca devamı geldi, çabuk bitti.

Bu seride çok farklı şeyler vardı. Grisha dünyası, büyüteçler, Karanlıklar Efendisi, Nikolai’nin gizemli kimliği ve uçuk fikirleri, Malyen’in mükemmel izciliği, saf ve sıska bir kızın Güneşin Elçisi olması, ikiz devlerin :) Güneşin Elçisi’nin müritleri oluşu, gölgeler, ışık, volcralar, Karanlıklar diyarı ve daha pek çok şey…

Baghra okuduğum en etkileyici karakterlerdendi. Çok cesur ve gözü kara bir kadındı. Çok fazla sırrı vardı. Oğlunu büyütürken kendisinin hissettiği gibi yalnızlık hissetmesin diye ona hep kibir aşılamış ve yıllar sonra oğlunun caniliğiyle pişman olmuş. Bu kitapta onu mahvedecek bir şey yaptı, kahramanca davrandı. Hiçbir anne çocuğunun bir canavar gibi olduğunu görmek istemez. Ama yine de merhametinden onu üzecek bir şey yapmaz fakat bu kitapta bir annenin çocuğunu yerle bir edecek hareketi yaptığını okuyunca ürperdim. Ama aynı zamanda da oğlunun ona çok zararı olmuştu, onu kör bırakmıştı mesela.
grisha serisi karanlıklar efendisi ile ilgili görsel sonucu

Bu seride acıma yok. Anne çocuğuna, çocuk anneye hiç acımadan zarar verebiliyor. Hiç kimse masum değil. Herkesin acısı var hataları var… Bu seriyi sevmemin en büyük nedeni de bu. Alina da aşık olduğu adamı öldürmeyi göze alabiliyor mesela. Kendisine yardım eden insanlara ihanet edebilecek kişiler var. Gerçek hayat gibi. Herkes kendini düşünüyor. Her şey çıkar ilişkisi üzerine kurulu. Adamın bir sürü gücü var onla yetinmeyip dünyayı ele geçirmek istiyor. Daha bir sürü kötülük…

Tüm kötülüklerine rağmen Karanlıklar Efendisi'ni çok sevdim. Onun açısından bakarsak annesinin yetiştirme şekli yüzünden bu kötülükleri yapmış. Yani kendini ezdirmemek için, herkesin ona saygı ve korkuyla davranması için, en güçlü grısha olduğunu göstermek için. Tabi ki bu bahaneler yaptığı kötülükleri unutturamaz. Ama o yalnızdı sadece annesi vardı ki o da çocuğu babasına ve annesine duyduğu nefretle yetiştiriyordu. Ailenin ne demek olduğunu, merhametin ne olduğunu bilmeden büyüdü Karanlıklar Efendisi. Böylece sadece acımasızca hükmetmeyi öğrendi. 

Her şeye rağmen Alina’nın yanında olan, hatalarına rağmen iyiliği seçen insanlar da var. Malyen, Genya, David, Zoya, Tamar, Tolya, Harshaw ve Nikolai.

Muhteşem bir seri. Kurgusu, karakterleri güzel, etkileyici, derin. Karakterlerin hepsi insana bir şey katıyor. Hepsi mükemmel. Evet dediğim gibi hepsinin yanlışları var ve bu daha gerçekçi. Alina’nın vereceği karar çok zordu. Aşkı ve ülkesi arasında kalmak. Çok berbat bir duygu. Malyen’i de seviyorum ama beni daha az etkiledi, Karanlıklar Efendisi ve Nikolai’ye göre. Neden bilmiyorum ama Alina’nın Nikolai’yi seçmesini isterdim. Gerçekten hepsi harikaydı. Bütün karakterlerin hislerini paylaştım. Yazar çok güzel yazmış.

Her kitapta işin ciddiyetini Alina ile beraber anladım ve onun olgunlaşmasını, sorumluluklarını sahiplenmesini okumak çok güzeldi. Son kısımlarda Alina’nın yaptığı o davranış beni bitirdi. Üçüncü büyüteç için yaptığı büyük cesaret ve fedakarlık gerektiriyordu. Ben yapamazdım belki de. Kendimi onun yerine koyuyorum ama olmuyor yaptığı şey anlaşılamazdı. Ama her şeye rağmen mutlu son yazabilmiş yazarımız. Buna çok sevindim.

Çok büyük şeyler atlattılar. Bir sürü şey kaybettiler. Kendilerinden parçalar kaybettiler ama hep umutları vardı. İyilik için fedakarlık yaptı. Hepsi ne kadar zor olsa da mücadeleyi bırakmadı. Herkese önereceğim fantastik, maceralı, dramatik, romantik, duygusal bir seri. Mutlaka deneyin seriyi okumadıysanız bir an önce şans verin.
Kitapların hepsini 8’er liraya aldım. Şansıma öyle denk geldi yoksa uzun bir süre okuyamazdım veya ard arda okuyamazdım.

Seriye veda etmek zor oldu benim için. Ama yazar tam zamanında bitirmiş. Uzatsaydı kötü olabilirdi. Ayrıca diğer yazarlar gibi para için ek kitap falan çıkardığını duymadım bu da yazarı sevmek için bir artı daha :) Ayrıca yeni serisi çıkmış: Kargalar Meclisi, onu da okumak isterim.

Herkes sevecek diye bir şey yok tabi ama bana kalırsa o son gerekliydi. Karanlıklar Efendisi hakkında daha çok şey öğrenmek ve Nikolai’nin prens oluşuna daha çok değinilmesini ayrıca Alina’nın onu seçmesini isterdim. Ama her şeye rağmen güzel bittiğini düşünüyorum.

çöküş ve yükseliş ile ilgili görsel sonucu

-AMARİL-

*ALINTILAR*

Belki de aşk bir batıl inançtı, yalnızlık gerçeğini kendimizden uzak tutmak için ettiğimiz bir dua... En nihayetinde belki de aşk inanılmaz parlak ve asla ulaşamayacağınız bir şeye özlem duymaktı.

Yayını omuzladı. "Hepimiz ölürüz," dedi avını almak için koşmaya başlarken. "Ama herkes bir amaç uğruna ölmez."

Onu Harshaw'un ateşi izlediği gibi izliyor. Sanki ona hiç doymayacakmış gibi. Sanki onu kaybetmeden önceki her anı yakalamaya çalışırmış gibi.

"Aleksander" diye fısıldadım. Bir çocuğun adıydı bu. Artık kullanılmayan. Neredeyse unutulmuş.

'Benden alıntı yaptığında sana bayılıyorum.' İç geçirdi. 'Keşke bu kadar bilge olmasaydım.'

2 yorum:

Değerli Okuyucular:
Lütfen yorumlarınızda küfür, argo ve ahlaksızlık kullanmayınız!!!
Onların haricinde her türlü eleştiriye açığım. :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...