ASLINDA HER KİTAP FARKLI BİR DİYARA YOLCULUKTUR...

29 Temmuz 2018 Pazar

KİTAP ALIŞVERİŞİM





Merhabalarr size sınav öncesi yaptığım kitap alışverişimi göstermek istiyorum :)
Instagrama koymuştum ama ordan takip etmeyenler var. Blogda da dursun bakalım =)

Okuoku siparişimde 9 kitap aldik. Biri fotoğrafta yok Doctor who trenzalore öyküleri kitabı 😀 o kardeşimin. 

Kitaplar genel olarak güzel gelmiş. Sadece ufak tefek kusurlar var ama önemsiz. Tek önemli olan sonsuzluğun sınırında kitabındaki büyük çizik😐
.
Gelelim fiyatlarına:
🌹Sonsuzluğun Sınırında - 9.90
🌹Buz kapanı- 9.90
🌹Ateş Çemberi- 15.60
🌹Endgame 1- 9.90
🌹Endgame 2- 9.90
🌹Kayıplar- 9.90
🌹Özgürler- 9.90
🌹Doctor who - 9.75

Oyun seti yaz hediyesi olarak geldi 75 tl üzerine. 
Teşekkürler @okuoku1💚💜😊😎 


Kâğıt hepsi. Zar ve piyonlar normal diğer taşlar kağıttan.

Zaten aldiklarımın çoğu seri devamıydı. Aldıklarımdan memnunum çok güzel kitaplar hepsi. Endgame in 3.kitabi çıkmış artik onu da bir sonraki siparişte alirim, indirime girerse 😊

Hepsini merak ediyorum. Kisa zamanda okuyacağım =)

Lekeliler ve Kayıplar'ı okudum bile. Yorumunu gireceğim kisa zamanda. 

***Buz kapanı yorumum için Buraya tıklayin.***

Ateş Çemberi ve Özgürler i de yakında okurum :)

-Amaril-

28 Temmuz 2018 Cumartesi

TAYLAND DİZİSİ YORUMUM // PRINCESS HOURS



Merhaba arkadaşlar:))
Bugün size bir Tayland dizisi önereceğim. İlk defa bir Tayland dizisi öneriyorum. Heyecanliyim :))
Bu dizi aynı isimli bir diziden uyarlanma. Ama ben ordaki karakterleri pek beğenmedim bunu izledim. Belki seneye yazın da onu izlerim. O dizi de zoraki prens diye bir şeyden uyarlanma. Yani birçok versiyonu var. Sahneler tamamen aynı mıdır bilmiyorum bilen yazsın. Ona göre izleriz =)
Eger bu versiyonu izlemek isterseniz dizi adının yanına Thai veya Tayland yazarsınız.

Princess Hours (Düşlerimin Prensi)

Reklam yapmiyorum. Ben diziyi izlerken ilk başlarda düzgün site bulamadım. Yeppuda diye bir site var ordan izledim sonradan hep. Benim odadan net fazla çekmiyor  o yüzden diğer sitelerdeki alternatifler donuyordu sürekli ama bu site güzeldi.  Sizde benim gibi site bulmakla uğraşmayın diye direk söyleyim dedim ;))

Bhutin diye bir Krallık var. Her yer çok harika çiçeklerle dolu. Çiçekleri cok sevdiğim için bu yeri beğendim. Saray da harika. Yemekler bile çiçeklerle süsleniyor.  Guzel parfümler yapılıyor.

Kaning adlı Sanat okuyan bir kız var. Onun babasinin babasi yani kızın dedesi Bhutin Kralının yakın arkadaşı ve korumasıymış galiba. Bunlar birbirlerine dostluklarının teminatı olarak söz vermiş. Torunlarını evlendirme sözü. Yıllar geçip Prens Inn evlenme çağına gelince bu sözün tutulması için kızı bulmaya çalışırlar.

Tabii verilen söz Krallık onuru olduğu için karşı çıkamaz kimse. Bu iki genç evlendirilir.


Bir de Kraliyetin geleneği varmış. Bir sürü prenses kurallari falan. Bu geleneklerden birisi prenses prensine özel bir koku yapması. Zaten Bhutin çiçeklerle dolup taştığı için çeşitli kokular var. Onları karıştırıp prense ömür boyu kullanması için bir koku yapıyorlar. Bu gelenek güzeldi... 

Prensin sevdiği bir kız var o kiz prensin evlilik teklifini en iyi okçu olabilme hayali için reddeder ve gider  ama sonra yarışmayı kaybedince geri döner.  Aşırı sinirlendim buna. Ne kadar gurursuz bir davranış bu ya. Hem reddediyor hem de artik evli olan bir Veliaht Prense yanaşmaya çalışıyor. Aslinda iyi birisi ama bu davranışları çok iğrençti. Prens de gurursuz davrandı. Onu reddeden ve sonra bir sey olmamış gibi geri dönen o kizla ilişiğini kesemedi.



Kaning ilk bölümlerde bir prensesin ve kraliçe adayinin öğrenmesi gereken şeyleri öğrenmeye çalıştı. Bir yandan da Prens ile birlikte üniversiteye devam ettiler. Yani çok yoğun hayatlari vardi. Kaning ve Inn'i birbirine yakınlaştırmaya çalışan ana kraliçe ve kraliçenin yaptıkları çok komikti :))

Kaning bazen çok aptalca davrandı bayağı kızdım ona. Sanki kurallari bilmiyor gibiydi herkesin başı belaya girdi. İlk bölümlerde çok çocuksuydu. Sonra Prenses olmanın ağırlığı ile biraz oturakli oldu ama yine de sarayda komik şeyler yapıyordu. Son bölümlerde olgun davranmayı öğrendi shsjsj

Kaning'in ailesi aşırı komik ya. Anne ve babasi çok tatlıydı. Kardeşi klasik ergen sjsnsns


Ana kraliçe çok tatlı bir büyükanne.  Kaning ve onun tanışma sahnesi çok güzeldi ve eğlenceliydi.

Kraliçe ise çok hüzünlü ve sert bir kadın. Ilk başta sevmedim ama sonra onun hep iyilik düşünmesini takdir ettim.

Kral ruhsuz gibi görünen ama sonra hakkinda ilginç şeyler öğrendiğimiz bir adamdi. Geçmişte yaşanan şey kötüydü. Kralin şimdiki zamanda yaptığı bazı davranışlara çok kızdım. Eşine karşıda çok  soğuk davranıyordu maalesef.



Geçmişte ilk Veliaht prens ölmüş ve yerine Inn'in babası geçmiş. Ilk kralın eşi ve oğlu yillar sonra ülkeye dönüyor. Tabii Inn'in babasi kral olunca Veliaht prens olma hakki da Inn'e geçmiş oluyor. Bu durumu hazmedemeyen ilk kralin eşi çeşitli entrikalar yapıyor. Kendi oğlu kral olabilsin diye uğraşıyor. Davranışları çok kurnazcaydı. Bayağı sinirlendim ona. Ama bazen de hakli buldum. Sonucta oğlunun kraliyet tahtindaki hakkı babası öldüğü icin elinden alınmış  çok rahatsiz edici bir durum.

Prens Nakhun çok kibar ve anlayışlı birisi. Onu sevdim. Prensesle yakin arkadaş oldular. Tahmin edileceği gibi prensese aşık oldu. Buraya kadar tamam kalbe söz geçmez sonucta. Ama sonrasinda bazı yaptıkları kötüydü. Prensesin onuruna zarar verdi. Yine de her ne olursa olsun Kaning i korumaya çalıştı. Bu yüzden ona kızamıyorum tam olarak.

Böyle bir dizi işte. Romantik sahneleri de var. Entrika da var. Son bölümlerde işler aşırı karışıyor. Çok heyecanliydi. Geceleri izledim bu diziyi. Hatta saat 3 e kadar falan uyumadim. Sürükleyici idi.


Genelde aksiyon bilimkurgu izlesem de arada böyle tatlı romantik diziler iyi geliyor. Hem kafam rahatlamış oluyor. Zaten sadece 20 bölümlük bir diziydi.

Eğer ki gülmek eğlenmek ve biraz da dram istiyorsaniz bu tatlış diziyi izleyin.

Kaning ve Inn cidden çok yakışan bir çift. Son bölümlerde onlara üzüldüm bayağı ama sonu beklediğim gibi bitti.



Aslında bazi ufak şeyler belirsiz kaldı sonunda  ama olsun. Sevdiğim diziler arasinda yerini aldi. Belki bazi yerleri klasik ve klişe gelebilir  ama bazen böyle şeylere de ihtiyaç duyduğumuz zamanlar olabilir. Bende tam öyle zamanlarımda bu diziyi izledim. Sevdim ve iyi ki izlemişim diyorum :)))

Bu aralar kitap okuyamiyorum. Yoğun bir çalışma temposundan yeni çıktım.  Okuyunca devam edebiliyorum ama yatarak dizi izlemek daha iyi geliyor. Bir sürü dizi izledim. Firsat buldukca yine öneri yapacağım.

-Amaril-

23 Temmuz 2018 Pazartesi

BUZ KAPANI – ALEXANDRA BRACKEN

Yazar: Alexandra Bracken
Çevirmen: Handan Sağlanmak Arlı
Yayınevi : Parodi Yayınları
Sayfa Sayısı: 552

Baskı Yılı: 2015
Editör : Hilal Gültekin
Sayfa Sayısı : 552

Kabullen, uyum sağla, harekete geç. Turuncu… lider… roo… Herkes farklı bir şekilde sesleniyor bana. Oysa bir tek ben gerçekte ne olduğumu Biliyorum: bir canavar. Ve şimdi beni bekleyen zorlu bir görev var: Virüsün kaynağını açık eden çok gizli Bir bilgiye ulaşmak… Ve bu… bir zamanlar bana nefesim kadar yakın olan birinin ellerinde… Şimdi bir tercih yapmak zorundayım. Ya kalbimi özgür bırakacak ya da Karanlık zihinleri aydınlığa Kavuşturacağım…

"Bu kitap, distopya okuyucuları için bir baş ucu kitabı olacaktır."
-School Library Journal-

"Baş döndürücü bir aksiyon ve heyecan dolu bir macera. Bir sonraki kitabı okumak için sabırsızlanacaksınız."
-Publishers Weekly-

"Bracken'ın bu sürükleyici ve tüyler ürpertici distopyası hafızalarınıza kazınacak."
-Kirkus Reviews-

***
Heyyoo ben geri döndüm çok şükür sınavlı günler bittii:)  Sınav bittiği gün tatile çıktık 1 hafta Side'deydim. Belki gezdiğim yerler ile ilgili kısa yazı yazabilirim 😀 sonrasında  da kendime mola verdim insanlardan uzakta durdum genel olarak. Kitap okudum azıcık. Çokça dizi izledim. Gezdim falan filan. Bunları sonra konusuruz uzunca.

Karanlık zihinler cok degisik bir yerde bitmişti ve aradan 1 yıl geçince devam kitaplarını anca alabildim. Zaten sınavım da bitti daha yeni boş zamanım oldu. Bol bol fotograf cektim. Bundan sonraki fotograflar benim cekimim :)


Bu kitapta bol aksiyon vardi. Ilk kitabı 1 yıl once okuduğum icin sonunu unutmuşum sonra bakmaya üşendim.  Ama kitaba devam ettikçe ne olduğunu hatırladım. Ilk kitabı okumayanlar bundan sonraki yorumumu okumasın biraz spoi var. Önce Karanlık Zihinler yorumumu okuyun sonra kitabı ve daha sonra da bu yorumumu okuyun ;))
Ruby Çocuk Birliğine katılmıştı en son. Yani mecbur kalmıştı. Bayağı savaş teknikleri öğrenmiş. Kitabın kapağında yazan “ Kabullen, uyum sağla, harekete geç “ sözleri bunların hayat felsefesi haline gelmiş.
Ruby bazı çocukların lideri olmuş. Cate onu lider yapmış. Cocuk Birliği ismine bakılınca bu Psi çocuklarını korumaya çalışan birileri gibi görünüyor ama aslı öyle değildi bunu ilk kitapta öğrenmiştik. Şimdi daha da içine girdi Ruby ve ilginc şeyler öğreniyor.



 Ilk başlarda nooluyo yaa falan dedim çünkü farklı karakterler vardi ve Ruby bir görev içindeydi. Ayrica uzun süre Chuby, Liam ve Zu dan bahsedilmedi. Yani şu an onların ne yaptığını bilmiyorduk sonradan tabii açığa çıktı ;)

Yeni karakterler katıldı dedim ya en önemlileri Vida ve Jude. Ayrıca Cate hala vardi ve Cole yani Liam in abisi de önemli rol oynadı bu kitapta. Yaa Cole ile ilgili öyle bir sır öğrendik kii aşırı şaşırdım hic beklemezdim. Cole ü sevdim ben ama ya komik biri.
Vida’yi uzun sure erkek sandim sjsjssj ama sonradan kiz olduğunu anladim. Erkeksi tavırları var çünkü. Vida bir mavi. Korkusuz bir tip. Chubs ortaya çıkınca onunla olan tartışmaları, laf dalaşması falan cok eğlenceliydi ve kitaba komiklik katmış. Chubs ve Vida ‘ yı birbirine yakıştıran tek ben değilimdir demii ;))) yani ınsallah 3.kitapta onlar da birlikte olurlar.

Chubs cok değişmişti. Aslında önceden de sessiz biriydi ama şimdi daha bir farklı olmuş. Onun yaşadıkları da cok zor tabii. Psi çocuklarını arayanlardan biri olmuş çünkü Liam ve Zu nün yakalanmaması icin sahte veriler girmis sisteme ve onların nerde olduğunu bulmak icin bu tek şansıymış. Bence mantıklı bir hareketti onun yaptığı. Çünkü mecbur kalmış çocuk. Her neyse oraları ayrıntılı okursunuz.

Jude bir sarı ve herkese samimi yaklaşıyor. Ruby gibi herkesten uzak duran birini bile takıma alıştırdı. En küçükleri Jude diye biliyorum. Komik ve tatlı birisi. Zu'nun  yerini doldurdu galiba. Savaşma tecrübesi olmadığı halde onu ölüme yolluyor Cocuk Birliği ve sonra Ruby ile birlikte kaçıyorlar  bundan sonra da kitap sarmaya başladı. Ondan öncesinde neler olduğunu hatırlayıp anlayana kadar zorlanmıştım. Onlar kaçınca cidden kitap daha eğlenceli ve aksiyonlu olmaya başladı.

Bazıları kitabı beğenmemiş ama ben sindire sindire okudum ve çok sevdim. Belki de seriye ara vermesem bende sevmezdim ama cidden aksiyonu bol bir kitap olmus. Tabii bazı duygusal yerleri de vardi özellikle sonunda cok duygulandım. Yazar cidden efsane yazmış. Karakterlerin ruhsal halini ve davranışlarının sebebini anlıyoruz üstelik distopya dünyası da zekice. Olaylar muhteşem. Cok sevdiğim bir seri ve sadece son kitabı kaldi :(

Clancy'i merak eden varsa onu da kitabın sonlarına doğru görüyoruz. Her zamanki gıcıklığı ve etkileyici hali ile yine meydana çıkıyor.

Liam yazık bu çocuğa ya. Hatıraları gitti. Ama gerçekten sevenler unutamaz bunu da cok iyi anladık. Oraları okumak da çok güzeldi.  Sevmek zor bir iş öyle kolayca vazgeçemiyor insan. Bunlar da öyle oldu. Ruby’nin onu uzun sure göremeyip karşısına çıktığı zaman nasil davranacağını bilememesi , cok özlediği halde ona yabancı gibi davranmak zorunda kalması falan aşırı üzücüydü ...

Altı çizilesi güzel cümleler vardı. Kalın bir kitap ama okutuyor kendini. Bu seriyi distopya sevenler mutlaka okusun. Orijinal bir dünyası, Harika karakterleri var.



Yakın zamanda ilk kitabın filmi çıkacak. Ruby’i hic öyle hayal etmediydim herkes gibi. Eğer ki oyunculuğu guzel olursa film bayağı tutar. Dediğim gibi konusu harika.

Kısa süre sonra Ateş Çemberini de okurum. Şu an Görünmez Adam i okuyorum.

Doctor Who izliyorum. The Rain dizisini bitirdim. Izledigim diziler hakkında da yazmak istiyorum. Yapilacak cok sey var ama gun boyu bu dizileri izlemek istediğimden bunları yapmak zor. Bir yandan da annem havlu işlemeyi öğretti onu yapıyorum. Malum Türk geleneklerinin yaşatılması gerek ve bende bunları öğrenmek istedim. Eğlenceli oluyor bir yandan onları yaparken bir yandan dizi izlemek. Tabii altyazı okumak da var shjsjs biraz zorlayıcı ikisi ama değer buna. Tüm kış boyunca hayal ettiğim evde yatmak fiilini gerçekleştiriyorum ve bazen dee geziyoruz. Hayat güzel gidiyor ta ki 9 gün sonra sınav sonucu açıklanacağını hatırlayana kadar :(

 Benden şimdilik bu kadar , en az 20 tane kitap yorumum ve bir o kadar da dizi yorumum var onları da ekleyeceğim kısa zamanda. Siz neler yapıyorsunuz? Özledim valla Blog ortamını ;))

~KİTAP ALINTILARI~

Elinde hiçbir şey kalmayınca sarılabileceğin tek bir şey vardır: Umut.

"Bir şey söyleyip aslında bambaşka bir şey söylemek istiyor olabilirdi."

Oyun tahtasındaki bu tek taşın yerini değiştirmek tüm oyunun gidişatını etkileyecekti

"Sanırım aklımı kaçırıyorum... Neler oluyor, ne oldu, bilmiyorum ama sana bir kez... yalnızca bir kez bakmam bile seni ne kadar çok sevdiğimi hissettiriyor bana. Söylediğin ya da yaptığın bir şey yüzünden değil. Hiçbir sebebi yok. Sana bakıyorum ve seviyorum seni. Ve bu
beni dehşete düşürüyor. Senin için yapabileceklerim beni dehşete düşürüyor. Lütfen... bana söylemek zorundasın... Lütfen bana delirmediğimi söyle. Lütfen sadece yüzüme bak."

Kimi düşünceler insanin zihnine kronik bir hastalık gibi yerleşir. Ondan kurtulduğunuzu sandığınız an, aslında daha karanlık bir şey dönüştüklerini fark edersiniz.

"Korkutucu... Bir yabancıyla tanışıp ona karşı kalbini durduracak kadar güçlü bir şey hissetmek o kadar korkutucu ki..."

Hayat seni hep hayal kırıklığına uğratacak. Birilerini seveceksin ve ne kadar uğraşsan da elinden alıp götürecek onları.

"Yine gitme," diye fısıldadı. "Peşinden gelemeyeceğim bir yere gitme. Lütfen, lütfen, yine yapma..."

Ben ne istiyorum, biliyor musun? Bir seçim.

"Bugünlerde ilişkiler böyle yürüyordu.Öyle hiçbir karşılık beklemeden kimse kimseye bir şey vermezdi."

Son birkaç haftanın bana öğrettiği şey şuydu: İnsan karşısındakini tanıdıkça daha çok önemsemeye başlıyordu. Aradaki sınırlar giderek bulanıklaşıyor ve ayrılık zamanı gelip çattığında o hayattan kopmak büyük bir işkenceye dönüyordu.

Ancak hatıraların zamanla nasıl solup gittiğini iyi bilirdim.

"Cate bana geçmişten kurtulmanın tek yolunun onu bir şekilde arkada bırakmak olduğunu söylemişti.Bir kapıyı kapatmak daha aydınlık bir odaya açılan bir başka kapıyı açmak..."

İnsanın etrafında sevdiklerinin sıcaklığı olunca soğuk günleri atlatmak kolaydı.

Fazla iyi ve kolay görünen şey asla öyle değildir.
Avını bulmak için bakacağın en son yer avcıların arasıdır.

Yorgun olduğunu biliyordum. Yorgunluğun insana neler yaptığını da en iyi ben bilirdim. Kalkanların birer birer inerken zihnin sana oyunlar oynamaya başlardı. Hayaletler insanlara musallat olmazdı aslında; bunu yapan, insanların kendi anılarıydı.

"Sen yalnız değilsin," dedi. "Bazen sana öyle gelse de değilsin işte. Seni kollayan ve deli gibi önemseyen insanlar var hayatında. Böyle hissetmeleri için onları zorladığından da değil. Böyle hissetmek istediklerinden... "

~Amaril~
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...